İngilizce öğrenmek ve bazı muhteşem kaynaklar

“İngilizce’yi hangi kitaptan, hangi kaynaktan öğreneyim” gibi sorular binlerce, milyonlarca kez sorulmuştur. Gelin bu soruları son kez soralım ve bir daha hiç sormamak üzere bu konuyu burada kapatalım. Öncelikle “Hangi kitaptan” ya da “Hangi kaynaktan” diye değil “Hangi kitaplardan” veya “Hangi kaynaklardan diye sorulursa çok daha güzel bir adım atılmış olur.

Siz hiç hayatınızda tek kitap ile bir yabancı dil öğrenen gördünüz mu? Hah, işte o kişi yabancı dili öğrenmemiştir. Öğrense öğrense o dile ait bazı kuralları -daha sonra unutmak üzere öğrenmiştir. Sizin amacınız da lisan öğrenmek değil bir lisana ait birkaç kural öğrenmekse herhangi bir kaynakla bunu yapabilirsiniz.

Dil öğrenimi bir süreçtir

Doğumdan itibaren insan dil öğrenmeye başlıyor. Çocuk, 18 aylıkken ancak birkaç kelimeyi söyleyebiliyor, 3 yaşına geldiğinde, yani doğumdan 36 ay ay sonra belki 3 kelimelik bir cümleyi kurabiliyor. İngilizce öğrenmek ile ilgili 2 bölüm olarak yayımlamayı planladığım yazının ikinci kısmında yine aynı soruyu sorup ayrıntılı bir şekilde anlatacağım fakat burada da sormak istiyorum; bir insan kendi annesinin dilini bile o tertemiz hafıza ile 36 ay sonra cümle kurarak konuşmaya başlarken biz yabancı bir dili onca yıl sonra nasıl tek bir kaynaktan ve kısa sürede öğrenmek gibi bir istekte bulunabiliriz? Burada dil öğrenimini çocukların yaptığı gibi uzun bir sürede gerçekleştirmekten bahsetmiyorum. Zaten biz de bebek değiliz. Vurgulamak istediğim, dil öğrenimi bir süreç olduğu.

İşin sürecini, sonra “Bebekler şöyle öğreniyor, çocuklar Böyle öğreniyor” iddiasını ve yabancı dil öğreniminin örnek yolunu yordamını bir başka yazıda ayrıntılı tartışacağım. Bu yazı, kaynaklar için hazirlandigindan sadece kaynaklara değineceğim ancak o “yola” değinmekte de yarar var.

Peki en iyi öğrenme yöntemi ne?

Uzmanlar “Bir yabancı dili öğrenmede en iyi yöntem nedir?” diye uzun uzun araştırmışlar ve hiç de ilginç olmayan bir sonuca ulaşmışlar: “Istikrar

YouTuber Barış Özcan da bir videosunda benim soyledigimle benzer bir şekilde 14 dil bilen birinin “tutarlı olmak” tavsiyesinden bahsediyor. Barış Ozcan’in videosunu buraya koydum. Bilinen yöntemleri eleştirmek yerine tutarlılıktan, çalışmaktan, KOrkususca KOnuşmaktan (KO-KO kendisinin tekniği) bahsettiği için izlemenizi öneriyorum.

“Öyle öğrenilmez, yanlış, böyle öğrenilmez, yanlış. Aman ezberleme, ezberleyince olmaz! Çocuklar şöyle öğreniyor, bebekler böyle öğreniyor.” Sözlerini tartıştığımız kadar yabancı bir dile yoğunlaşsaydik ve kaynakları disiplinli bir şekilde bitirseydik herhalde çoktan bu işi halletmiştik.

Disiplinli bir şekilde her gün ingilizce çalışmaya yoğunlaşarak bu işi gerçekten halletmek isteyenlere örnek kaynaklardan bahsedeceğim. Bunlar dünyanın en iyi kaynakları olmayabilir. Ben de bu konuda uzman olmayabilirim. Fakat sen disiplinle her gün çalışmayı bir tarafa bırakıp her tembel insan gibi yukarıda bahsettiğim sokak ağzını ve mantığını takip ettiğin sürece dünyanın en iyi Ingilizce öğretmeninden ve dünyanın en iyi kaynaklarından bile bu dili ogrenemeyeceksin. Karar senin.

Kaynaklar

Uygulamalar ve Internet Siteleri

Tatoeba: “Kelime ezberleyemiyorum. Kelimeyi cümle içinde görmezsem anlamını hemen unutuyorum. Kelimelerin farklı anlamları olması bazen kafamı karıştırıyor.” Diyorsanız Tatoeba size göre. Kelime ya da kelime grubu yazarak farklı cümleler içinde Türkçe anlamlarıyla görebilirsiniz. En sevdiğim birkaç siteden biri Tatoeba. Yabancı dil öğrenen birinin kullanması şart diyebilirim. Hemen bir sözcük yazarak deneyebilirsiniz.

Örnek olsun diye “innovative” sözcüğünü yazınca 21 sonuç çıktı. Bu cümleleri okuyup da sözcüğü öğrenmemek mümkün olmamalı.

 

Ingilizce öğrenme – Tatoeba

duolingo: Hepinizin, hayatında onlarca, belki yüzlerce kez bazı sitelere üye olurken ya da giriş yaparken robot olmadığını ispatlamak amacıyla işaretlemek ya da doldurmak zorunda olduğu bir sistem olan reCHAPTA’nin yaratıcısı Luis von Ahn… Benim de hayranı olduğum bu profesör bir gün “oyle bir şey yapayım ki hem ücretsiz olsun hem milyonlarca insan en etkili şekilde yabancı dil öğrensin” diyerek kolları sıvamaya başlar.

Hikaye uzun, kisaltalim; ortaya Duolingo çıkıyor.

Aşağıdaki videoda Luis Bey’in konuşması var. Duolingo’nun nasıl ortaya çıktığını ve nasıl başarılı olduğunu anlatıyor. Ilham vermesi açısından bu kısa videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

“This is a car. Her name’s Beyza. I drink mılk.” Gibi basit cümleleri anlamayanlar için kullanmak biraz zor olabilir. Hiç olmazsa birazcık temel istiyor. Ancak kullanan kişiye birkaç seviye atlatacağı kesin. Başarısı bilimsel olarak kanıtlanmış bir uygulama.

Apple Store’da “yılın uygulaması”, Google Play’de “En iyilerin en iyisi.” seçilmişti.

Bu sistemin rakibi, Ingilizce öğrenimi için tasarlanmış diğer uygulamalar ya da programlar değil, oyunlar. Bir TV Programında Luis von Ahn oyunlaştırılan içeriğin eğitimde daha etkili sonuçlar verdiğini söylemişti. Bu yüzden olabildiğince oyun ve puan sistemiyle öğretmeye çalışıyor sistem.

Duolingo yakında TOEFL, IELTS gibi birçok sınavın yerini alabilir. Su anda Harvard, Yale, Duke, Ucla gibi dünyanın en iyi üniversiteleri Duolingo sertifikasını kabul ediyor. Bu sertifikayı almak eskiden ücretsizdi. Şimdi $49 ödeyerek evde oturduğunuz yerde sınava girip adrese sertifikanızı isteyebilirsiniz. Sınava girmeden önce ücretsiz deneme de yapabilirsiniz. Bir test merkezi var.

Ingilizce öğrenme – duolingo

 

memrise.com: Kelime ezberleme sitesi ve uygulaması. Öğrenilen kelimeler istikrarsız kullanınca unutuluyor. 2017’de en iyi uygulama seçildi.

Ingilizce öğrenme – memrise

İçinde kurslar var. Mesela birazdan bahsedeceğim kutsal 3 bin kelimelik bir kurs olsa ezberlemek için değil de tekrar açısından çok verimli olur. Istek gelirse, zaman da bulabilirsem bulabilirsem sizin için oluşturmayı düşünüyorum. Hem ben de tekrar etmiş olurum. Hadi bakalım.

YouTube Kanalları

EngVid: aslında bir site. YouTube kanalı da var. Bu güne kadar gördüğüm en iyi Ingilizce eğitim sitesi. Aslında tek başına bu site (ya da kanal) bile ingilizceyi çok hızlı bir şekilde öğrenmek için yeterli (hani tek kaynaktan öğrenmek zordu, diyebilirsiniz. Bu, tek bir internet sitesinde ya da YouTube kanalında 10’dan fazla uzmanın hazırladığı, içinde yüzlerce eğitim videosu ve belke olan bir platform). Bence bu işi dünyada en iyi şekilde yapan insanlar bu projeyi gerçekleştiriyorlar. Her seviyeye göre her türlü konuyu en kısa sürede ve en etkili şekilde anlatan muhteşem hocaları barındıran bir proje. Her videosu yüz binlerce, bazıları milyonlarca kez izleniyor. Belli bir süre izledikten sonra hocalarla duygusal bağ kurarsınız. Gerçekten çok tatlı, çok hoş insanlar. Canınız sıkıldıkça açıp izlemek gelir içinizden. Bu insanlara çok şey borçluyum.

Ingilizce Konu Anlatımı: Adından da anlaşılacağı gibi Türkçe bir site (ve Youtube kanalı). Özer Kiraz adında bir beyefendinin projesi. Bence en iyi Türkçe kanal bu. Özer Bey’in bir de kitabı var, birazdan kitaplar bölümünde bahsedeceğim. Bu kanalı kitapla beraber takip etmek verimliliği bence onlarca kat artırıyor. Kitap ucuz zaten. Alın, birkaç kez bitirin. Yazarına da bana da dua edersiniz.

Kitaplar


Ingilizce’nin yarısı

Aslında bir ingilizce öğrenme kitabı değil. Hani “Ya nedir bu ingilizcenin mantığı? Ben mantığını anlamak istiyorum.” diyoruz ya, işte kitap bu ihtiyaçtan doğmuş. Mesaj su: “Ingilizce’nin mantığını öğrenmek, Ingilizce’nin yarısını halletmektir.”

Ben kitabın tamamını inceledim. Ingilizce öğretmiyor, evet. Ancak ingilizcenin dil yapısı ve ingilizce öğrenmek arasındaki ilişkiyi okuyucuya açıklamaya çalışıyor, birçok karmaşık konuyu anlaşılır kılıyor. Eğer zamanınız varsa bir başlangıç seviyesi kitap bitirdikten sonra bu kitabı bir başka kaynakla paralel olarak çalışın. Çalışırken konu basliklarini ve puf noktalari not alirsaniz daha sonra isinize yarar.


Ceviriyle öğren

Ingilizce öğrenenlerin en fazla zorlandıkları kısım yazmak. Dolayısıyla sınavlarda en az puanın alındığı bölüm de bu.

Ceviriyle Öğren kitabının bence en önemli özelliği konu bazında cümle yazdırmak. Bu sayede hem konu öğreniliyor hem yazma alışkanlığı ediniliyor. Ayrıca kitabın tekrar ettirme özelliği de var.

Kitap cümle çevirme çalışmasını iki kez yaptırıyor. Çalışırken önce birinci kısım olan Ingilizce’den Turkce’ye bitiriliyor. Sonra aynı cümleler Ingilizce’den Turkce’ye çevriliyor. Dolayısıyla kolaydan zora doğru bir tekrar etme, yazma, öğrenme çalışması yapılmış oluyor.

Bir başka güzel tarafı ise yukarıda da bahsettiğim “Ingilizce Konu Anlatımı” adlı YouTube kanalıyla birlikte çalışılıyor olması. Kitapta her ünitenin bir karekodu var. Siz telefonunuzda / tabletinizde karekodu okuttugunuz zaman karşınıza o konunun videosu çıkıyor. 15-20 dakikalık bir ders anlatımından sonra konuyu çalışmak çok kolay ve zevkli hale geliyor.

Bu arada yazmak bence en iyi öğrenme yönte midir, her ne kadar aslolan “istikrar” desem de. O zaman “İstikrarlı bir şekilde yazma çalışması yapmak” diyelim.


English Grammar in Use

Bundan 33 yıl önce çılgın bir adam öyle bir Ingilizce dilbilgisi kitabı yazdı ki bir daha hiç kimse aynısını yapamadı. O, Raymond Murphy idi. Ingilizce dilbilgisi öğrenimi için yazdığı kitap ingilizceyi kendi kendine öğrenenler için bir referans kitabıydı ve kısa sürede kendi alanında dünyanın en fazla satan kitabı oldu. Çünkü içindeki bilgilerin doğruluğu neredeyse tartismasizdi ve bununla beraber kullanımı çok basitti. Kullananlar etkisini hemen görüyordu.

İşte o kitap English Grammar in Use. Kitabı kullanmış biri olarak aşağıya fotoğrafı en yüce hislerle, ceketimin düğmesini ilikleyerek koyuyorum. Hatta o kadar yüce hislerle ve saygıyla ekliyorum ki bu fotoğrafı, kitabın görüntüsü dahi bu siteye bir değer katmış gibi hissediyorum. Ay bana bi’şeyler oluyor!

İngilizce öğrenmek – English Grammar in Use

Grammar in Use aslında bir kitaplar serisi ama en ünlü kitabı bu. Ingilizce-Ingilizce çalışabilecek kadar Ingilzcesi olmayan kişiler için iki seçenek var. Ya serinin “Beginner in Use” adlı kitabı ile başlayacaklar ya da bir Türkçe gramer kitabını bitirdikten sonra buna geçecekler. Benim tavsiyem ikincisi, yani önce bir Türkçe kitap bitirilmesi.

Her seviyenin aslında bir de yardımcı kitabı var. Onlar da çalışılırsa tadından yenmez. Hatta “in Use” serisinde Ingilizce’nin farklı alanları için de kitaplar var: Vocabulary in Use (Kelime öğrenmek için) gibi. Hepsi çok kaliteli. Bu kitaptan sonra zaten Ingilizce bilgisi 12 bin kat artmış olur. Daha da öğrenmek isteyen ya tekrar eder ya da serinin bir sonraki kitabı olan Advanced in Use’u da bitirip Mehdiligini ilan eder (Bakınız: Adnan Oktar).


4000 Essential Words

6 Kitaplık harika bir kitaplar serisi. Her kitap 30 bölümden oluşuyor. Her bölümde 20 kelime örnek cümleler içinde verilmiş. Bölüm sonlarında ise öğrenilen kelimelerin içinde geçtiği birer sayfalık hikayeler var. Bu muhteşem. Yani tekrar ederek, okuma alıştırması da yaparak kelime öğrenilebiliyor.

İngilizce öğrenmek – 4000 English essential words

Her kitabın 30 bölümden oluşması, az az, oz oz çalışmak isteyen kişiler için yapılmış hazır plan gibi. Günde sadece bir bölüm çalışılarak her ay bir kitap bitirilir.

Ayrıca çalışılan kelimeler bir uygulama indirilerek tekrar edilebilir. Google Play’de kitabın adını yazarsanız bazı uygulamalar çıkar. Ücretsiz olan bu uygulamalardan istifade edebilirsiniz. “Kelime çalışayım ama cümleler içinde, kısa hikaye okuyarak, eğlenceli bir şekilde tekrar ederek bunu yapayım diyorsanız bu set size yardımcı olacak.

Kitap 4000 kelimeden çok daha fazlasını içeriyor aslanda. Mesela “Sukru broke the plate yesterday.” Burada köyü harflerle yazdığım “plate” sözcüğünü öğrenirken aslanda “break ve yesterday” kelimelerini de görüyorsunuz. Eder burada 1 değil 3 kelime öğrendiysek bu seti çalıştıktan sonra 4000 değil en az 8-10 bin kelime öğrenmiş olacağız.


Making Sense of Phrasal Verbs

Aslanda başlangıç için phrasal verb çalışacak kaynak vermek istemezdim ama çalışması çok zevkli bir dosya var. Başlangıç seviyesi bir kitap bitirildikten sonra çalışılması tavsiye olunur. Buraya tiklayarak indirebilirsiniz.


Hikaye Kitapları

İstediğimiz kadar kelime çalışalım, istediğimiz kadar gramer öğrenelim, uygulamaya gecmedikten sonra lisan edinmek imkansız. O halde kolay yoldan okuma alıştırması yapalım.

Yapalım da nasıl? Nereden?

Internette milyonlarca site, uygulama var. Ama biz daldan dala atlamayalım; üzerinde uzmanların calistiçgi, başarısı zaten kanıtlanmış, eğlenceli hikaye kitaplarıyla…

 

Penguin

Benim bugüne kadar gördüğüm en iyi hikaye kitapları Penguin Readers’a ait. Insanlar malum yerlerden indiriyorlar harıl harıl. Ancak satın aldığınıza değecek bir set. Hem bence satın almanızın olumlu bir yönü de var. Bizim millet bir şey bedava olunca onu değersiz, önemsiz görüyor. En azından gidip ikinci el almanızı tavsiye ediyorum.

İngilizce öğrenmek – Penguin

Set 6 seviyeden oluşuyor. Her seviyede kaç kitap olduğunu unuttum. Hatırladığım tek şey hikayelerin üzerinde çok çalışıldığı, kelime bilgisine göre düzenlendiği, okumanın keyifli ve eğlenceli olması. Çoğu bildik hikaye. 6 seviyeden oluşuyor dedim ama “Benim seviyem 1 bile değil, ben nasıl okuyacağım?” Diyenler için midir, bilmiyorum, bir de sifirinci, yani başlangıç seviyesi koymuşlar. Yani toplamda 7 seviye.

Penguin’i, setteki her kitabı iki üç kez -içindeki bilmediğiniz kelimeleri öğrenerek- bitirdiğinizde inanılmaz uzun bir yol kat etmiş olacaksınız.

 

Oxford Stories

Oxford’un seti de 6 seviyeden oluşuyor ve tıpkı Penguin gibi bir başlangıç seviyesi var. Ben ikisini de bitirmiştim. Penguin için söylediklerim bunun için de geçerli. Ancak bu setin diğerine göre bir tık daha zor olduğunu hatırlıyorum. O zaman bana öyle gelmiş olabilir.

Penguin’e 10 üzerinden 10 puan verecek olsaydım Oxford 9 puan alırdı. Bu, ikisi arasında bir kıyaslama yapmak değil ikisini bir tutmamak demek. Iyi olmasa zaten bu listeye eklemezdim. Bu seti Penguin’den daha fazla seven milyonlarca insan var. Belki biraz da tarz meselesi. Okuyun, okutun.


Diğer önemli (hayır, çok önemli) birkaç ek

 

3000 Oxford English words

Bana göre bu yazının en önemli kısmı 3 bin kelimelik bu dosya.

Bu kelime listesi bence başlangıçta Ingilizce öğrenen kişinin kutsal kitabı olmalı. Bu listedeki kelimeleri öğrenmeden hiçbir şey yapılmamalı.

İngilizce’de yüzbinlerce kelime var. Ingilizler bile hepsini bilmiyor. Zaten bırakın hepsini, çoğunu bilmeleri bile imkansız. Fakat düşünün, öyle süzülmüş, imbikten geçirilmiş bir kelime listesi olmalı ki öğrenildikten sonra azıcık gramer bilgisiyle beraber bir makalede geçen bütün cümleler hatta bütün kelimeler anlaşılabilsin (bütün demeyelim de çoğu diyelim). Mümkün mu Böyle bir şey? Evet!

Şimdi bakalım nasıl mümkün.

The New York Times’dan rastgele bir haber seçiyorum şimdi. Evet, yazımız bu olsun.

Şimdi su siteyi açalım ve en altta bulunan “Enter the text to check” bölümüne, The The New York’taki yazıyı başlıksız şekilde kopyalayıp yapıştıralım.

Sonuç:

Oxford text checker

1384 kelimenin %82’si “3000 Oxford English words”te var. Yani siz eğer bu listedeki kelimeleri bilirseniz dünyanın en fazla takip edilen birkaç gazetesinden biri olan olan The New Yok Times’daki yazının %82’sini anlayabileceksiniz. “Peki ya gramer?” Dediğinizi duyar gibiyim. 3 bin kelimelik bir lsteyi öğrenen kişi elbet biraz da gramer öğrenmiştir.

Belirtmem gereken çok önemli bir şey daha var. Gazeteden kopyaladigimiz yazıdaki kelimelerin %18’inin çoğu özel kelime. Birkaç örnek verelim: Trump, Supreme Court, Anthony M Kennedy, Democrats, Laura Kalman, America, ohn G Roberts Jr….” Bu gibi kelimelerin zaten ogrenilmemesi gerektiğini biliyoruz. Isimleri neden öğrenelim? Sonra “yok” denen birçok kelime, aslında bu 3 bin kelimelik listede olup sonuna ya da başına ek almış kelime. Bunları öğrenmekte için sözlüğe değil çok temel gramer bilgilerine ihtiyaç var. Mesela metinde geçen “ideological” sözcüğü bizim kelime listemizde yok, evet. Ama “ideology” sözcüğü var. Bu kelimeyi bilen diğerini de bilir. Başka örnek; “unhappy” sözcüğünü öğrenmek için ezber yapmaya, sözlük açmaya gerek yok. “Mutlu” anlamına gelen “happy” sözcüğü eğer başına “un-“ ekini alırsa “mutsuz” anlamına gelir. Bu temel gramer bilgisidir, öğrenilmesi gerekir.

Özetle, aslında çok az gramer bilgisiyle (ve tabii biraz da aşağıda bahsedeceğimi “okuma” çalışmasıyla) birlikte eğer bu listedeki kelimeler bilinirse verdiğim yazının %90’dan çok daha fazlası anlaşılabilecektir.

Kelime listesini buradan indirebilirsiniz. Hani “yol yordam, kaynak” diyordunuz ya; “daha iyisi nedir” diye sorarım ben size.

 

VOA Learning English

Yukarıdaki kaynakları kullanarak epey kelime, gramer çalışıyoruz, hikaye okuyoruz, ufaktan yazmaya da başlıyoruz. Biraz da şöyle haber okumaya çalışsak, içindeki bilmediğimiz kelimelerin kullanımlarını görsek, okurken bir yandan dinlesek, kulaklarimizin pası açılsa, ardından da küçük quizler çözsek fena mi olur? Olmaz elbet. İşte bunun için VOA var. Voice of America!

VOA Learning English sadece haber okutup dinletmiyor. Ingilizce’nin yaygınlaşması için Birleşik Devletler’in yapmış olduğu bir çalışma olduğundan ABD hakkında bilgiler de veriyor. Mesela buradaki sayfada ABD başkanlarının hayatını okyabileceginiz gibi Amerika tarihinden de bir şeyler öğrenebilirsiniz. Su sayfada bazı ünlü Amerikan figürlerinin hayatlarından parçalar var. Bu şekilde okumak ve öğrenmekte daha zevkli hale geliyor.

 

Son birkaç not

  1. Bu yazı sürekli olarak güncellenecek. İsteğe göre (ya da kendi kafama göre) bazı önemli dosyalar ekleyebilirim.
  2. Bu yazının yararlı olduğunu düşünüyorsanız mutlaka sağ tarafta bulunan e-bülten aboneliği kısmına e-mail adresinizi bırakın ki yazının ikinci kısmı yayımlandığında sizi haberdar edebileyim. Ayrıca sosyal medya hesaplarımdan beni takip edin. Bu sayede yeni paylaşımlardan haberdar olmanız daha kolay olur.
  3. Yazıyı yararlı bulduysanız ya da çevrenizdeki kişilerin yararlanabileceğini düşünüyorsanız lütfen sosyal medyada paylaşın. Böylece daha fazla kişi yararlanmış olur.

Buradakiler kadar yararlı olabileceğini düşündüğünüz başka kaynak varsa lütfen yorum kısmına ekleyin, insanlar görsünler. Bunlarla ilgili düşüncelerinizi yine yorum kısmına eklerseniz okumak isterim.

Sii yu!

Bunları da beğenebilirsin

Sizin yorumunuz: